kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2008 Pazartesi

viagra

viagra Son yılların en çok kullanılan ve tartışılan cinsel güçsüzlük tedavi ilacıdır. Bu ilaç cinsel ilişkiden bir saat önce alınır. Tek başına yeterli etki oluşturamaz. Yani uygun bir ortam ve cinsel ilişki öncesi ön sevişme gereklidir. Hemen her türlü cinsel yetmezlik tedavisinde kullanılmasına rağmen çeşitli cinsel hastalık tiplerinde etkisi de değişiktir. Mesela damar kaçaklarında ve cinsel organın sinir hasarında etkisi daha düşük gözükmektedir. İlacın 25, 50, 100 mg’lık dozları vardır ve hangi dozlarda alınacağına hekim karar vermelidir. Bu ilacın kimi hastalıklarda ve bazı ilaçlarla alınmasında sakıncalar vardır. Özellikle bazı kalp hastalıkları ve ilaçları ile kullanımı sakıncalıdır. Dil altı alınan kalp hapları bunlardan biridir. Bu nedenle mutlaka hekim önerisi ile alınmalıdır. Ancak bu ilacın kendi başına kalp hastalığı oluşturması gibi bir etkisi yoktur. Bu ilacın kullanım süresi de hekim tarafından belirlenmelidir.
Bu ilacın bir faydası da erkek hastanın cinsel hastalığının tanısının konulmasını kolaylaştırmasıdır. Artık hastalara bir kan tahlili ve sakıncası yoksa bir viagra verilmesi ile çoğu hastalıkta tanı konulabilmesi olanaklı duruma gelmektedir.

Diğer bir ilginç konuda ülkemiz gibi kapalı sayılabilecek ülkelerde kadınlarda cinsel bozukluk sıktır ve evliliklerde bu nedenle bir çok problem yaşanmaktadır. Viagra bu kadınların tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. Bu şikayeti olan kadınların üroloji, kadın-doğum ve psikiyatri hekimlerince uygun teşhis ve tedavileri yapılmaktadır.

menopoz belirtileri

Ateş basmaları,terlemeler,hatırlama güçlükleri,kontrasyon bozuklukları,depresyon ve libido kaybı gibi psikolojik sorunlar, vaginada kuruluk,kemik yoğunluğunda azalma,meme dokusu kaybı,ciltte incelme,cinsel ilişkide ağrı,sık idrara çıkma ve tuvalete zor yetişmedir. Adet düzensizlikleri ve nadiren aniden adet kesilmesi meydana gelebilir. Menopoz kelime anlamı son adet demektir.Genellikle menopoz olarak bilinen klimakterium, östrogen üretiminin giderek azalıp sonunda bittiği belirtilerin görüldüğü zaman dilimidir. Menopoz genellikle 45-55 yaşları arasında olur.

Belirtiler hormon replesman tedavisi ( yerine koyma )-HRT- ile kesilebilir. Bu östrogen ve progesteron kombinasyonu olabileceği gibi hastanın rahmi alınmıssa sadece östrogen ile de yapılabilir.HRT ağızdan alınan tablet, buruna sıkılan spray, cilte sürülen krem veya yapıştırılan bantlar ya da vaginal fitillerle uygulanabilir.

HRT ilaçlarının çoğuyla hasta kullandığı sürece adet görür ama kanama yapmadan hormon replesman tedavisi yapan ilaçlar veya tedavi planları mevcuttur.Bunu planlarken hasta ile danışarak karar vermek yada hekimin insiyatifine kalmış bir karardır.

Meme kanseri

Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur.
Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, yukarıda tanımladığımız şekilde, kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir.

Risk faktörleri
Bazı özellikleri taşıyan kadınlarda, meme kanserinin daha sık görüldüğünü biliyoruz. Bu özelliklere risk faktörleri diyoruz. Bu risk faktörlerini taşıyan kişilerin mutlaka meme kanserine yakalanacakları söylenemez. Sadece, bu faktörleri taşımayanlara göre, daha fazla meme kanserine yakalanma olasılıkları olduğunu biliyoruz. Bu faktörleri taşımayan kişiler de meme kanserine yakalanabilirler. Meme kanserine yakalanan kadınların yarısı, bu risk faktörlerini hiç taşımamaktadır. Bu nedenle, risk faktörlerinin taşımayan kişiler de olağan kontrollerini yaptırmalıdırlar.

vajinal akıntı

Adet günlerine göre akışkanlık ve rengi değişebilir. Adet kanamasını takip eden dönemde sarı-kahverenkli (parçalanmış kan hücreleri nedeniyle) olan akıntı, yumurtalık hormonlarının en yüksek olduğu iki adet ortası dönemde daha çok ve akışkandır. Bu sıvı vajina yan duvarlarından sızma ve vajina girişi ve idrar deliği kenarındaki bezlerin salgılarıyla oluşur.
Sağlıklı bir kadında berrak (bazan beyaz, mat), çiğ yumurta beyazı gibi, kokusuz bir akıntı (günde 5 ml, bir tatlı kaşığı kadar) normal olarak kabul edilir.
Genel olarak pH asittir.Asit pH’yı vajinada hastalığa neden olmadan yaşayan ve şekeri parçalayarak laktik asit oluşturan, laktobasil denilen bakteriler sağlar. Böylece vajina içerisinde mantar sporları ve diğer bakterilerin çoğalması engellenir. Laktobasillerin şekerden asit yapmaları için yumurtalık hormonları gereklidir.

Estrojen hormonunun azaldığı menapozda vajende şeker ve laktobasiller azalarak enfeksiyona yakalanma oranı artar.Ayrıca başka organların iltihabi hastalıklarının (bademcik, mesane, ortakulak, akciğer vb) tedavisi için kullanılan antibiyotikler laktobasilleri de öldürerek vajinada mantar ve diğer bakteri enfeksiyonlarının oluşmasına yol açabilir.

Vajinal enfeksiyonlar ve bunlara bağlı akıntıların önlenmesi için en ciddi önlem vajendeki laktobasillerin korunmasıdır. Pek çok önlemin temelinde bu yatar. Anormal sayılan akıntılar;

Kesilmiş süt gibi beyaz,
Kanlı
Et suyu gibi
Sarı – yeşil renkli ve iç çamaşırda iz bırakan,
Bol, sarı-gri köpüklü,
Kötü kokulu (özellikle cinsel ilişkiden sonra bozulmuş balık kokusu)
şeklinde sıralanabilir. Akıntıya aşağıdaki yakınmalar da eşlik edebilir.

Kaşıntı
Yanma
Ağrılı ilişki
İdrar yaparken yanma
Sık ve az az idrar yapma
Kızarıklık
Düzensiz kanama veya ilişkiden sonra kanama,
Tanı için jinekolojik muayeneyi takiben, direk akıntıdan alınan örneğin mikroskopik incelemesi,
akıntının boyanarak (Gram vb) mikroskopik incelemesi kültür alınarak mikrobun üretilmesi rahim ağzı sürüntüsü (Paptest, smear ) yapılabilir. Akıntı nedenleri;

Mantar, Trikomonas, Gardnerella,Klamidya vb değişik mikroplarla enfeksiyon
Rahim İçi Alet ile doğum kontrolu,
Kanserler (özellikle kanlı akıntı veya ilişkiden sonra kanama varsa),
Polip,
Küçük kız çocuklarında vajina içinde yabancı cisim,
Rahim ağzının dışa dönük olması(eversiyon ve ektopi)
olabilir. Tedavi nedene yönelik olarak yapılmalıdır. Tanı ve tedavi mutlaka bir doktor tarafından düzenlenmelidir.Ülkemizde sıklıkla “Sadece akıntım var, bir ilaç verebilirmisiniz” diyerek eczaneye gidip ilaç almak, birkaç fitil ve tedaviden sonra doktora gitmek çok yaygın , yanlış bir uygulamadır. Uygun olmayan ilaçlarla daha dirençli enfeksiyonlara neden olmak, bir kanseri ilaçla tedavi etmeye çalışırak erken tanı ve başarıyla tedavi olma şansını kaçırmak mümkündür.

Akıntılarla ilgili en önemli olan konu; normal ve anormal akıntıyı tanımak ve akıntılı hastalıklara neden olabilecek kişisel alışkanlıklar ve hijenik hatalardan kurtulmaktır. Akıntılı ( özellikle enfeksiyonlara) hastalıklara yakalanmamak için;

İlşikiden ve adet kanaması bittikten sonra, vajina içi yıkanmamalıdır (vajinal duş). Eğer bir temizlik yapılacaksa, vajina dış kısmı ılık, duru, temiz suyla yıkanabilir. Yıkama işleminden sonra vajen girişi kurulanmalıdır.
Tuvalette temizlik önden arkaya doğru yapılmalıdır.
Banyo, havuz, sauna ve egzersizden sonra ıslak,terli çamaşır veya mayolar vücutta uzun süre kalmamalıdır.
Havuz, hamam, sauna , küvet ve her gibi ortak kullanılan yerlerin temizliğinden emin olunmalıdır.
Eğer çok eşli bir cinsel yaşam varsa , prezervatif ile korunmalıdır.
İç çamaşırlar doğal (pamuklu , yün) maddelerden üretilmiş olmalıdır.
Vajinal tampon ve pedler sık sık değiştirilmelidir ( en çok 6 saat).
Koku için vajen girişinde deodoran parfüm veya sabunlar (nötral pH ‘lı ve doktor önerisyle alınanlar dışında) kullanılmamalıdır.
Dar pantolon, sıkı iç çamaşırları veya etekler (en azından uzun süreli) kullanılmamalıdır.
Düzenli pap-test yaptırılmalıdır.
Şeker Hastalığı varsa kontrol altında tutulmalıdır. Tatlandırıcı kullanımına bağlı daha sık mantar enfeksiyonları olduğu ifade edilmektedir. Ancak bu sıklıkla, kullanım nedeni olan şeker hastalığına da bağlı olabilir.

Yaz ve tatil aylarında yukarıdaki önerilere uymak zorlaştığından, yazın vajinal akıntılara daha sık rastlanılabilir. Bu nedenle hijyenik kurallara her zaman büyük bir dikkatle uyulmalıdır.

Bir miktar akıntı mutlaka olacaktır. Unutmayın ki vajende hiç ıslaklık olmaması, kuruluk ayrı bir hastalıktır. Yani vajina kuru olamaz. Ülkemizde en çok cinsel ilişki ve adetten sonra kadınlarımızın bir kısmı, kirlendikleri gerekçesiyle “bulaşık çamaşır yıkarcasına” vajinanın içini yıkayarak, burada bulunan koruyucu asiti üreten Laktobasil’leri yok ederek, tekrarlayan mantar ve diğer mikrobik hastalıklara neden olmaktadır.

Hepinize sağlıklı günler diliyoruz.
yazar: Dr Levent Yaşar

Böbrek yapısı ve işlevi

Böbrekler bel omurunun her iki yanında yer alırlar. Erkeklerdeki ağırlığı 125-170 gr, kadınlarda 115-155 gr arasında değişir. Boyu 11-12 cm, kalınlığı 2,5-3 cm, eni 5-7,5cm’dir.

Böbreklerin başlıca iki işlevi vardır:

1- Vücutta metabolizma soncu oluşan zararlı ürünlerin atılmasını sağlar.

2- Vücut sıvılarının içerdiği maddelerin pek çoğunun yoğunluğunu kontral ederler. Bu sayede vücudun su, tuz, asit, ürela kan yapımı, kemik gelişmesi ve kan basıncının düzenlenmesini sağlarlar. Vücudun tüm organ sistemleri arasında düzenli çalışmasını ayarlarlar.

Her iki böbrek birlikte yaklaşık olarak 2.400.000 nefron ihtiva ederler. Nefron kanın süzüldüğü glomerül ve devamı olan tüplerden oluşur. Nefronun asıl görevi kanın böbrekerden geçişi esnasında içindeki istenmeyen
maddeleri temizlemektir.

Temizlenmesi gereken maddeler özellikle üre, kreatinin, ürik asit gibi metabolizmanın son ürünleridir. Ayrıca Sodyum, Potasyum, Klor gibi iyonların gerektiğinden fazlası uzaklaştırılır.

Kan gromerül içinden geçerken önemli bir kısmı nefron tüpleri içine süzülür. Bu süzüntü içinde vücut için gerekli olanlar emilirler (suyun büyük bir kısmı, aminoasitler, glukoz, vitaminler) istenmeyen maddelerin bir
kısmıda tüp içine salgılanır. Bu sızıntı, kırmızı kan hücresi ve protein ihtiva etmez. Süzülme, geri emilim ve salgılınım işlemleri sonunda nefronda oluşan idrar toplayıcı kanallara, böbrek papillalarına ve üreterlere boşalır.

Sağlıklı tek böbrek vücudun tüm gereksinimini karşılayabilir.
Kreatinin klerinsi böbrek çalışmasının iyi bir göstergesidir. Günlük idrar
miktarı, kreatinin kan ve idrardaki yoğunluğu ölçülerek hesaplanır.

Protein

Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz

16 Şubat 2008 Cumartesi

Erkeklerde Orta Yaş Krizi

Doğmak ve büyümek kadar doğal bir süreç olan yaş dönümünü en az hasarla atlatmak içinse, anlayışlı olmak gerek.

Hanımlar, kocanızdaki değişimler sizi korkutmasın. Ona destek olun ve sorunu birlikte çözün Yakada ruj lekesi, cekette saç teli. Aşırı para harcamak ve yeni bir spor araba almak. Bu sıkıntının adı orta yaş krizi ve evliliğinizin devamı için yapacağınız çok şey var.

ONU CİDDİYE ALIN

Eskiden işinden memnundu ve mutlu gözüküyordu. Fakat birdenbire hayatının ne kadar sıkıcı olduğundan bahsetmeye başladı. Bunun iki nedeni olabilir. Birincisi, orta yaş sendromuna girmiştir. Ya da şimdiye kadar istediği her şeyi başarmıştır. Uzmanlara göre erkeklerin bu durumlarını ciddiye almak gerekir. Onları dinlemeli ve dertlerini paylaşmak en doğru harekettir.

İHANET İHTİMALİ

Son zamanlarda onu dışarıda gördüğü her kadına bakarken mi yakalıyorsunuz? Evi yabancı kadınlar mı arıyor? Bu soruların cevabı evet”se o zaman sizi aldatma ihtimali büyük. Uzmanlara göre orta yaşlarını yaşayan erkekler etrafa alıcı gözle bakarlar.

ARABA TUTKUSU

Eşiniz son zamanlarda kariyeriyle yakından ilgilenmiyor ve parasını istediği gibi harcamaya başladı. Örneğin her zaman hayalini kurduğu spor arabayı almaya karar verdi. Bu kesinlikle bir orta yaş krizidir. Fakat bu sorunun çözümü diğerlerine göre daha kolaydır.

AYNALARA BAĞLI

Hayatınızdaki erkeğe son günlerde birşey oldu. Artık onu tanıyamıyorsunuz. Görünüşü o kadar değişti ki! Eğer aynanın önünden ayrılmıyor ve kendine sürekli farklı kıyafetler satın alıyorsa bu da orta yaş krizine girdiğinin güçlü bir göstergesidir. Eğer dış görünüşüyle ilgili size de danışıyorsa, kendini iyi hissetmesini sağlayabilirsiniz. Ama eğer size karşı kibirliyse, başka bir kadın olabilir.

İLGİSİZ KALMAYIN

Artık sizinle sürekli birlikte vakit geçirmek istemiyor. Hatta seks hayatınız bile eskisi gibi değil. Onda meydana gelen büyük değişikliklere ilgisiz kalmayın ve sürekli onunla konuşun. Uzmanlar orta yaş krizindeki erkeklerle iletişim kurmanın, evliliği sağlam tutan en büyük faktör olduğunu düşünüyor.