cinsel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cinsel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2008 Pazartesi

tutuklularda cinsellik

Toplum yasa ve kurallarıyla çelişen davranışlarda bulunanlar “cezaevleri” ne kapatılıp hürriyetlerin kısıtlanması şeklinde cezalandırılmaktadır. Kişinin cezaevine kapatılmasına yol açan nedenler çok çeşitli olduğu halde aynı şekilde ve bir arada cezalandırılmaları çağdaş hukuk ve psikoloji uzmanlarınca eleştirilen ve örneğin, her türlü hastalığa -değişik dozlarda olsa bile- aynı ilacın verilmesi kadar olumsuz ve anlamsız olarak nitelendirilmektedir. Modern hukuk anlayışı cezaevine kapatılma olayını ”topluma örnek olun­masını” değil de “kapatılan kişinin ıslah edilmesi” amacına yönelmiş bir davranış saydığından eski çağlardan kalmış olan cezaevleri kurumlarının bu amaca hangi oranda hizmet edebildikleri sorusu artık yer yer ele alınmakta ve çeşitli deneyler yapılarak “kapatılan kişinin ıslah edile­bilmesini” sağlayan en olumlu yolun ne olduğu araştırılmaktadır. Bu konudaki araştırma ve deneyler ekonomik bakım­dan en kalkınmış toplumlarda bile yavaş ilerlemekte olumlu ıslah kurumları hâlâ yaygınlaşmamış bulunmaktadır. Gerek yeryüzünde gerekse özel olarak toplu­mumuzda bu konunun üstünde durulma oranı diğer sorunlar arasında henüz yetersiz bir bölüm kapsamaktadır. Her konuda olduğu gibi, bu sorunu ele alanlar çoğaldıkça, konu kamuoyuna mal edildikçe üzerine eğilme yoğunlaşacak ve olumlu formüllerin bulunması şansı çoğalacaktır.

transvestizm

Transvestit, bir takım ruhsal sorunlar­dan ötürü karşı cinsle ilişki kuramayıp cinsel heyecan ve doyum için kendisi karşı cinsin kılığına bürünen kişidir. Transvestizm genellikle erkekler arasın­da görülür. Kadınlarda transvestizm olgusu son derece enderdir. En olağan transvestizm uygulaması, kadın giysile­rine girdikten sonra aynada kendini seyrederek mastürbasyon yapmaktır, Dişi giysilerin sağladığı yumuşak du­yumlardan haz alınır. Bunlar aynen bir kadının bedenine dokunurken alınan haza benzer duyumlardırToplumun erkekliğe verdiği özel anlam­ları kendi benliğinde taşımadığını gören, erkeklik konusunda güvensiz olan bazı erkekler, kadın gibi giyinmekten teşhirci bir tad alırlar. Bazıları da sadomazohist eğilimlerinden ötürü dar korse, ince topuklu ayakkabı gibi rahatsız ve kısıtlayıcı kadın giysilerine girmekten hoşlanırlar. Bu tür giysiler yardımıyla yarattıkları kadın tipi, çoğu kez olağan­üstü baştan çıkarıcı, erkek arzularını kamçılayan bir düş yaratığıdır. Transvestit erkek, ruh yapısının derin­liklerinde kadınlıkla özdeşleşmektedir. O da fetişistler gibi eşyaları kişilerin yeri­ne koymaktadır. Fakat farklı olan, eşyaları kendi üstüne giymesidir. Böyle­ce gerçek yaşamda ilişki kuramadığı düş yaratığı, olağanüstü ve baştan çıkarıcı kadınla kendini özdeşleştirmektedir. Transvestizmin nedenleri kesin olarak bilinmese de doğumdan önce hormon bozuklukları ve çocukluk çağlarındaki ruhsal etmenlere bağlı olduğu düşünül­mektedir. Çocukluklarına bakacak olur­sak genellikle cinsel rolü üstlenmek için gerekli olan anne ya da babayla özdeşleşme sürecinde bir bozukluk olduğunu görürüz. Olması gerekenin aksine erkek çocuk baba yerine anne ile özdeşleşme yaşamıştır. Psikanalistlerin transvestizm olgusunu açıklarken kul­landıkları sav, yine bu özdeşleşme süreciyle bağlantılıdır. Fakat burada transvestitin kadınla özdeşleşmesi gö­ründüğü kadar basit değildir. Bu kadın, fallus taşıdığı düşlenen ruhsal açıdan erkeksi, hakim bir kadındır. İncelenen pek çok örnekte transvestitlerin bu tip annelere sahip oldukları görülmüştürBu cinsel sapma türünü eşcinsellikle karşılaştırmamak gerekir. Kinsey’in de belirttiği gibi, “Transvestizm ile eşcin­sellik apayrı olgulardır ve transvestitlerin pek azı fiziksel ilişkilerinde eşcinselliğe yönelirler.” Ancak transvestizm statik bir durum değildir ve çoğu kez karşı cinse yönelik özdeşleşme eğilimi giderek artar

Transvestizmin en çok cinsel coşku anlarında kadın gibi giyinerek mastür­basyon yapma şeklinde uygulandığını belirttik. Bunun yanısıra, daha derin saplantıları olan bazıları sürekli olarak kadın kimliğini üstlenmek isterler. Bu duruma transse.süellik denir. Bu sînıf-landırmaya giren erkeklerin zaman zaman bir cerraha baş vurarak cinsiyet­lerini değiştirmek istedikleri olur. Aslın­da cinsiyetleri belirsiz olarak doğan bazı bahtsız bireyler gerçekten bu tür ameliyatlara gerek duyabilirler. Belli belirsiz biçimde var olan bir cinsiyetin özellikleri vurgulanarak diğer cinsiyet özellikleri ortadan kaldırılabilir. Fakat normal organlara sahip birinin cinsiyetini değiştirmek, bundan çok farklı ve elbette olanak dışı bir şeydir. Hadım edilmeyi kabullenmek ve sürekli olarak kadın görünümünü benimsemekle ruh­sal sorunlarına çözüm bulacaklarını düşünenler, bu müdahaleyle geçici bir rahatlama yaşayabilir. Fakat erkeklikten vaz geçmekle kadın olunamaz. Cerrahın uyguladığı organ değişiklikleri ancakyüzeysel ayrıntılar olarak kalır. Örneğin yapay dölyolu aktif bir organ olmadığı gibi, zevk duymaktan da yoksundur. Transvestizm, aynen fetişizm gibi genel­de erkeğe özgü bir cinsel sapmadır. Kadınların erkek giysilerini seçtikleri pek sık olarak görülür, ama bunda genellikle saplantı özelliği yoktur. Kadınların erkek olmaya özenmeleri, erkek giysilerini erkek yerine koymaları anlamına gel­mez. Toplum, bu konuda da kadınlara karşı erkeklere olduğundan daha hoşgö­rülü davranır. Bazı transvestitler de bu saplantıdan hayatlarını kazanırlar. Gece klüpleri, vb. yerlerde kadın kılığında gösteriler yaparak seyirciyi eğlendirirler

tutukluk

1- Bazı içgüdü, heyecan ve isteklerin bir takım nedenler yüzünden frenlenmesi ve bunların üst üste yığılması sonucu kişinin tinsel yapısında ortaya çıkan güçsüzlük ve bazı tinsel yeteneklerin yitirilmesi ‘

2- Psikopatik ve nevrotik (sinirsel) kendine güvensizlik yüzünden’ ortaya çıkan ve kişinin kendini kabul ettirmesi­ni, kişiliğini onaylatmasını engelleyen tutukluk.

3- Melankoli ve bedbinlik yüzünden meydana gelen (depresyo

erkekte cinsel güçsüzlük

Cinsel Güçsüzlük Ülkemizde ve dünyada erkeklerin daha çok ileri yaşlarda olsa da artık genç yaşlarda da sık karşılaştığı bir hastalıktır. Cinsel güçsüzlük çok çeşitli şekillerde tanımlanabilir ama kısaca erkeğin cinsel gücünden memnun olmaması olarak da tarif edilebilir. Bazen bu durum gerçek bir cinsel güçsüzlük değilse de kişi hekime başvurmaktadır. Özellikle şehir yaşantısının getirdiği stres ile bu hastalığın hem sıklığı artmış hem de daha genç yaşlarda görülmeye başlamıştır.

Cinsel güçsüzlükte neden ya ruhsal ya da bedenseldir. Burada ilke olarak hasta öncelikle bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilir ve bedensel bir neden olup olmadığı araştırılır. Eğer böyle bir neden saptanmazsa veya ruhsal bir neden düşünülürse bir psikiyatri uzmanına yollanır. Bazen her iki nedende mevcut olabilir ve bu nedenle her iki branştaki hekim tarafından tedavi gereklidir. Bazen ortaya çıkan bedensel hastalıklar nedeniyle hastanın bir iç hastalıkları veya beyin cerrahi uzmanı tarafından da tedavisi gerekebilir.

Bedensel hastalık olarak çeşitli hormon hastalıkları, şeker, böbrek, karaciğer, kalp-damar hastalıkları gibi nedenler bulunabilir. Kullanılan çeşitli ilaçlar nedeniyle olabilir. Sonuçta erkeklik organının damarlarında veya sinirlerinde hasar meydana gelir. Genelde bu hastalıklarda yakınmalar yavaş yavaş gelişir. Kavga, ani stres gibi durumlarda başlangıç anidir ve çoğu zaman bu neden hasta tarafından da fark edilir.
İlaç tedavisinden mutluluk çubuğu takılmasına kadar çok çeşitli tedavileri mevcuttur. Bu tedavi kararları üroloji uzmanı tarafından gerekirse diğer hekimlerle işbirliği ile ve hastanın da bilgisi dahilinde alınır.

vajinal akıntı

Adet günlerine göre akışkanlık ve rengi değişebilir. Adet kanamasını takip eden dönemde sarı-kahverenkli (parçalanmış kan hücreleri nedeniyle) olan akıntı, yumurtalık hormonlarının en yüksek olduğu iki adet ortası dönemde daha çok ve akışkandır. Bu sıvı vajina yan duvarlarından sızma ve vajina girişi ve idrar deliği kenarındaki bezlerin salgılarıyla oluşur.
Sağlıklı bir kadında berrak (bazan beyaz, mat), çiğ yumurta beyazı gibi, kokusuz bir akıntı (günde 5 ml, bir tatlı kaşığı kadar) normal olarak kabul edilir.
Genel olarak pH asittir.Asit pH’yı vajinada hastalığa neden olmadan yaşayan ve şekeri parçalayarak laktik asit oluşturan, laktobasil denilen bakteriler sağlar. Böylece vajina içerisinde mantar sporları ve diğer bakterilerin çoğalması engellenir. Laktobasillerin şekerden asit yapmaları için yumurtalık hormonları gereklidir.

Estrojen hormonunun azaldığı menapozda vajende şeker ve laktobasiller azalarak enfeksiyona yakalanma oranı artar.Ayrıca başka organların iltihabi hastalıklarının (bademcik, mesane, ortakulak, akciğer vb) tedavisi için kullanılan antibiyotikler laktobasilleri de öldürerek vajinada mantar ve diğer bakteri enfeksiyonlarının oluşmasına yol açabilir.

Vajinal enfeksiyonlar ve bunlara bağlı akıntıların önlenmesi için en ciddi önlem vajendeki laktobasillerin korunmasıdır. Pek çok önlemin temelinde bu yatar. Anormal sayılan akıntılar;

Kesilmiş süt gibi beyaz,
Kanlı
Et suyu gibi
Sarı – yeşil renkli ve iç çamaşırda iz bırakan,
Bol, sarı-gri köpüklü,
Kötü kokulu (özellikle cinsel ilişkiden sonra bozulmuş balık kokusu)
şeklinde sıralanabilir. Akıntıya aşağıdaki yakınmalar da eşlik edebilir.

Kaşıntı
Yanma
Ağrılı ilişki
İdrar yaparken yanma
Sık ve az az idrar yapma
Kızarıklık
Düzensiz kanama veya ilişkiden sonra kanama,
Tanı için jinekolojik muayeneyi takiben, direk akıntıdan alınan örneğin mikroskopik incelemesi,
akıntının boyanarak (Gram vb) mikroskopik incelemesi kültür alınarak mikrobun üretilmesi rahim ağzı sürüntüsü (Paptest, smear ) yapılabilir. Akıntı nedenleri;

Mantar, Trikomonas, Gardnerella,Klamidya vb değişik mikroplarla enfeksiyon
Rahim İçi Alet ile doğum kontrolu,
Kanserler (özellikle kanlı akıntı veya ilişkiden sonra kanama varsa),
Polip,
Küçük kız çocuklarında vajina içinde yabancı cisim,
Rahim ağzının dışa dönük olması(eversiyon ve ektopi)
olabilir. Tedavi nedene yönelik olarak yapılmalıdır. Tanı ve tedavi mutlaka bir doktor tarafından düzenlenmelidir.Ülkemizde sıklıkla “Sadece akıntım var, bir ilaç verebilirmisiniz” diyerek eczaneye gidip ilaç almak, birkaç fitil ve tedaviden sonra doktora gitmek çok yaygın , yanlış bir uygulamadır. Uygun olmayan ilaçlarla daha dirençli enfeksiyonlara neden olmak, bir kanseri ilaçla tedavi etmeye çalışırak erken tanı ve başarıyla tedavi olma şansını kaçırmak mümkündür.

Akıntılarla ilgili en önemli olan konu; normal ve anormal akıntıyı tanımak ve akıntılı hastalıklara neden olabilecek kişisel alışkanlıklar ve hijenik hatalardan kurtulmaktır. Akıntılı ( özellikle enfeksiyonlara) hastalıklara yakalanmamak için;

İlşikiden ve adet kanaması bittikten sonra, vajina içi yıkanmamalıdır (vajinal duş). Eğer bir temizlik yapılacaksa, vajina dış kısmı ılık, duru, temiz suyla yıkanabilir. Yıkama işleminden sonra vajen girişi kurulanmalıdır.
Tuvalette temizlik önden arkaya doğru yapılmalıdır.
Banyo, havuz, sauna ve egzersizden sonra ıslak,terli çamaşır veya mayolar vücutta uzun süre kalmamalıdır.
Havuz, hamam, sauna , küvet ve her gibi ortak kullanılan yerlerin temizliğinden emin olunmalıdır.
Eğer çok eşli bir cinsel yaşam varsa , prezervatif ile korunmalıdır.
İç çamaşırlar doğal (pamuklu , yün) maddelerden üretilmiş olmalıdır.
Vajinal tampon ve pedler sık sık değiştirilmelidir ( en çok 6 saat).
Koku için vajen girişinde deodoran parfüm veya sabunlar (nötral pH ‘lı ve doktor önerisyle alınanlar dışında) kullanılmamalıdır.
Dar pantolon, sıkı iç çamaşırları veya etekler (en azından uzun süreli) kullanılmamalıdır.
Düzenli pap-test yaptırılmalıdır.
Şeker Hastalığı varsa kontrol altında tutulmalıdır. Tatlandırıcı kullanımına bağlı daha sık mantar enfeksiyonları olduğu ifade edilmektedir. Ancak bu sıklıkla, kullanım nedeni olan şeker hastalığına da bağlı olabilir.

Yaz ve tatil aylarında yukarıdaki önerilere uymak zorlaştığından, yazın vajinal akıntılara daha sık rastlanılabilir. Bu nedenle hijyenik kurallara her zaman büyük bir dikkatle uyulmalıdır.

Bir miktar akıntı mutlaka olacaktır. Unutmayın ki vajende hiç ıslaklık olmaması, kuruluk ayrı bir hastalıktır. Yani vajina kuru olamaz. Ülkemizde en çok cinsel ilişki ve adetten sonra kadınlarımızın bir kısmı, kirlendikleri gerekçesiyle “bulaşık çamaşır yıkarcasına” vajinanın içini yıkayarak, burada bulunan koruyucu asiti üreten Laktobasil’leri yok ederek, tekrarlayan mantar ve diğer mikrobik hastalıklara neden olmaktadır.

Hepinize sağlıklı günler diliyoruz.
yazar: Dr Levent Yaşar

erken boşalma

Eş doyuma ulaşmadan önce boşalmadır. Çok sık karşılaşılan bir problemdir. Çoğunlukla ruhsal nedenlerle oluşsa da bazı hastalıklarda da gözükebilir. Bir üroloji uzmanına başvurmak faydalıdır. Ruhsal tedavi, çeşitli ilaçlar, hatta ameliyatlar ile tedavisi mümkündür.

16 Şubat 2008 Cumartesi

Cinsellikte Doğru Bilinen Yanlışlar

Hattat Hastanesi Cinsel Fonksiyon Bozuklukları Biriminden Uzman Psikolog Meliha Karayay ve Androloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat toplum arasında doğruluğuna inanılan bir takım ön yargılar, çiftleri cinsel yaşamdan soğutabildiğini vurguluyor. Karayay ve Hattat bu önyargıların hiç birinin bilimsel bir temeli olmadığını ve yanlış yargılar içerdiğini söylüyor.

*Erkeklerde cinsel organın boyutu ,o kişinin cinsel gücünün göstergesidir.
*Büyük erkek cinsel organı,cinsel ilişki sırasında kadının daha çok uyarılmasını sağlar.
*Erkekler cinsel ilişkide yalnız cinsel birleşme ve orgazm ile ilgilidir.
*Erkeklerde çabuk boşalma,erkekliğin göstergesidir
*İlk cinsel birleşmede başarılı olunması ,sonraki cinsel yaşam boyunca başarılı olunacağının göstergesidir.
*Oral seks olgunlaşmamışlığın göstergesidir ve güvensizdir.
*Erkek ve kadının cinsel ilgileri ve sorunlulukları temel olarak farklıdır.Erkek cinsel ilişkinin sorunluluğunu üstlenmek ve yönetmek zorundadır.
*Başka şeylerde olduğu gibi cinsellikte de başarıya ulaşmak çok önemlidir.
*Sevişme sırasında fantezi kurmak yanlıştır.Fantezileri olan erkekler eşcinsel olmaya eğilimlidirler.
*Eşcinsellik,bir akıl hastalığı çeşididir.
*Cinsel birleşme için en doğal pozisyon erkeğin üstte olduğu pozisyondur.
*Sağlıklı ve uyumlu bir erkeğin hiçbir durumda cinsel performansı bozulmaz.Erkek cinsel ilişkiyi her zaman ister ve buna her zaman hazırdır.
*Sevişmeyi baştana kadın ahlaksızdır.
*Sevişme her zaman doğal ve kendiliğinden olmalıdır,sevişme hakkında konuşmak ve düşünmek onu bozar.
*İstenmeyen gebelikleri önlemek,yalnız kadının sorumluluğundadır.
*Tüm fiziksel yakınlaşmalar cinsel birleşmeyle bitmelidir.
*Her erkek her kadına nasıl zevk vereceğini bilmelidir.
*İyi bir sevgili (eş),hemen her cinsel birleşmelerinde partnerine orgazm yaşatabilmelidir.
*Eşler birbirini sevdikleri takdirde sevişmekten nasıl zevk alabileceklerini de bilirler.
*Erkeğin penisinde sertleşmenin kaybı eşini çekici bulmadığı anlamına gelir.
*Bazı erkekler doğuştan iyi sevişirler. Bazıları ise cinsel bilgilerini ve cinsel becerilerini ne kadar arttırırlarsa arttırsınlar ortada kıyaslanacak bir performansa erişemezler.
*Bir çift için ‘’aynı anda orgazm’’gerçekleştirilmesi gereken en önemli amaç olmalıdır.