sistem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sistem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2008 Pazartesi

Bebek emzirme

Meme dokusu, yağ ve bağ dokusu ile desteklenen memenin süt yapımını sağlayan kesecik ve kanallardan oluşur.
Kesecikler ve kanalcıklar üzüm salkımı şeklinde kümeler teşkil ederler ve sonra kanalcıklar geniş süt kanallarına dökülürler. Bu geniş süt kanalları her bir ana bölgenin (lob) süt salgısını toplar. Her bir memede bu loblardan 15-20 adet vardır ve bunların kanalları genişleyerek meme başına ulaşır ve dışarı açılırlar.

Bu süt yapıcı sistemin büyümesi pek çok hormonal etkene bağlı olarak iki aşamada oluşur. Ergenlik ve gebelik döneminde gerçekleşen bu aşamalarda özellikle gebelik sırasında östrojen, progesteron ve prolaktin hormonlarının aşırı miktarda artmalarına bağlı olarak memenin süt yapan (glandüler ) dokusu artmaya başlar, kanallar uzar, dallanır ve süt yapan kesecikler büyür. Buradaki epiteller yağ damlacıklarıyla yüklenir ve işte bu ilk oluşan süte yağdan zengin olduğu için kolostrum denir. Süt salgılanması progesteron etkisi ile baskı altına alınır. Doğumla birlikte hızla östrogen ve progesteronun ortadan kaybolması ile süt salgısı başlar. Sütün memeden fışkırması emme olayının negatif basıncına bağlı değildir. Arka hipofizden salınan oksitosin hormonununu kan yolu ile keseciklere ve kanallara ulaşarak miyoepitel hücrelerinin kasılmasını sağlar. Bu etki sütün ana kanallardan meme başındaki açıklıklara doğru fışkırmasına neden olur. Bu hormon aynı zamanda lohusalarda rahmin kasılıp küçülmesini de sağlar. Sütün devamı için prolaktin, sütün sağılması içinse oksitosin hormonu gereklidir.

Böbrek yapısı ve işlevi

Böbrekler bel omurunun her iki yanında yer alırlar. Erkeklerdeki ağırlığı 125-170 gr, kadınlarda 115-155 gr arasında değişir. Boyu 11-12 cm, kalınlığı 2,5-3 cm, eni 5-7,5cm’dir.

Böbreklerin başlıca iki işlevi vardır:

1- Vücutta metabolizma soncu oluşan zararlı ürünlerin atılmasını sağlar.

2- Vücut sıvılarının içerdiği maddelerin pek çoğunun yoğunluğunu kontral ederler. Bu sayede vücudun su, tuz, asit, ürela kan yapımı, kemik gelişmesi ve kan basıncının düzenlenmesini sağlarlar. Vücudun tüm organ sistemleri arasında düzenli çalışmasını ayarlarlar.

Her iki böbrek birlikte yaklaşık olarak 2.400.000 nefron ihtiva ederler. Nefron kanın süzüldüğü glomerül ve devamı olan tüplerden oluşur. Nefronun asıl görevi kanın böbrekerden geçişi esnasında içindeki istenmeyen
maddeleri temizlemektir.

Temizlenmesi gereken maddeler özellikle üre, kreatinin, ürik asit gibi metabolizmanın son ürünleridir. Ayrıca Sodyum, Potasyum, Klor gibi iyonların gerektiğinden fazlası uzaklaştırılır.

Kan gromerül içinden geçerken önemli bir kısmı nefron tüpleri içine süzülür. Bu süzüntü içinde vücut için gerekli olanlar emilirler (suyun büyük bir kısmı, aminoasitler, glukoz, vitaminler) istenmeyen maddelerin bir
kısmıda tüp içine salgılanır. Bu sızıntı, kırmızı kan hücresi ve protein ihtiva etmez. Süzülme, geri emilim ve salgılınım işlemleri sonunda nefronda oluşan idrar toplayıcı kanallara, böbrek papillalarına ve üreterlere boşalır.

Sağlıklı tek böbrek vücudun tüm gereksinimini karşılayabilir.
Kreatinin klerinsi böbrek çalışmasının iyi bir göstergesidir. Günlük idrar
miktarı, kreatinin kan ve idrardaki yoğunluğu ölçülerek hesaplanır.