ATATÜRK ÇİÇEĞİ:Kırmızı yada beyaz yapraklı,sarı çiçekli,kısa boylu süs bitkisi.(Atatürk zamanında Türkiye'ye getirildiğive Atatürk çok beğendiği için onun adı verilmiştir).
Atatürk çiçeği kışın yapraklarını dökmeyen,kısa bolu bir çalıdır.Anayurdu Meksika'da 3-4m kadar boylanabilir.Sivri uçlu,genişce oval yaprakları,alev kırmızısı(al) yada krem beyazı rentedir,bitkiye dekoratif bir görünüm verir,çiçekleri yeşilimsi sarı renktedir,ama dikkati çekmez,bürgüleriyse nar kırmızısıdır.Kuru havalı yerlerden hoşlanmaz,rüzgara ve direkt ışıga karşı korunmak ister Çelikle üretilir.
Boy:400 cm
Özellikleri:Beyaz,Kırmızı,Pembe yapraklı olabilir.
Neresi Uygun?:Işık sevdiğinden salonlar idealdir.
Bakımı:çiçeklenme mevsiminde 15 ila 23 derece arasında tutulmalıdır.bu dönemde çok fazla neme ihtiyaç duyar.nemsiz ortamlarda,çok sıcak ve soğukta alt yaprakları kuruyabilir.yapraklarındaki renklenme kışın başlayarak ilkbahara kadar sürer.Renklenme bittikten sonra bitki kökünün 15–25 cm üstünden budanmalıdır.Saksısı değiştirilerek eylül ayına kadar aydınlık bir ortamda tutulmalıdır.Eylülden sonra 2–3 ay günde 14–16 saat karanlıkta bırakılarak,yapraklarının tekrar renklenmesi sağlanabilir.
Sorunları ve çözümleri:Nem eksikliği,ısı yükselmesiyle yaprak uçlarında ve çiçeklerde kuruma görülebilir.Daha düşük ısıdaki bir ortama alınmalı ve nem ihtiyacı karşılanmalı.Soğukta kaldığında yaprakları sararmadan aniden dökülebilir.Çok sulandığı takdirde yapraklarda sarkma ve dökülme olabilir.
Not:Bakımı zordur.Bakımkurallarına çoğu zaman uyulmadığı için sezonluk bir bitki olarak düşünülür.
20 Şubat 2008 Çarşamba
PAUNSETHİA-ATATÜRK ÇİÇEĞİ-YILBAŞI ÇİÇEĞİ
Etiketler: atatürk çiçeği, cilde bakım, meksika, nem, saksı, soğuk
18 Şubat 2008 Pazartesi
Soğuk algınlığı tedavisi
Isırganotu: Çok yönlü ısırgan otu bedenin savunma sistemlerini güçlendirir ve soğuk algınlığının bulaşmasına karşı önlem olarak kendini yeterince kanıtlamıştır.
Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırganotu yaprağı, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde iki litreye yakın miktarda ısırganotu çayı rahatlıkla içilebilir. Bu amaçla demlenen çay bir termosta sıcak durumda muhafaza edilebilir.
Civanperçemi: Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış civanperçemi, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Gün boyunca 3-4 bardak taze demlenmiş civanperçemi çayı soğutulmadan yudumlanır.
Ihlamur: Yarım tatlık kaşığı ince kıyılmış ıhlamur, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3-4 bardak taze demlenmiş ıhlamur çayı, balla tatlandırılarak elden geldiğince sıcak içilir.
Ev reçetesi: 10-15 dakikalık sıcak ayak banyoları yapılır. Su dayanılabilecek kadar sıcak olmalı ve sürekli sıcak su eklenerek soğuması önlenmelidir.
İsveç Şurubu: Soğuk algınlığında, bir kaşığa İsveç Şurubu damlatılır ve açık ağızla şurubun kokusu içe çekilir.
Civanperçemi çayına eklenerek günde 3 çay kaşığı şurup alınır. Öğünlerden yarım saat önce yarısı ve yarım saat sonra öteki yarısı içilen yarım bardak bitki çayına bir çay kaşığı şurup eklenir. Böylece, üç öğünde toplam 3 çay kaşığı İsveç Şurubu içilmiş olur.
15 Şubat 2008 Cuma
UZMANLARDAN DİŞ SAĞLIĞI TAVSİYELERİ
Diyarbakır Ağız ve Diş Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Hamza Koca, vatandaşların serinlemek için yedikleri dondurma ve soğuk asitli içeceklerden kaçınmaları gerektiğini söyledi.
Küresel ısınmanın ve çöl sıcaklıklarının yaşandığı Diyarbakır'da dondurma ve asitli içeceklere yönelen vatandaşlara uzmanlardan uyarı geldi. Ağız ve Diş Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Hamza Koca, Diyarbakır'da bu yılının ilk 6 ayında 232 bin 96 hastanın başvurduğunu belirterek, "Bunlardan 69 bin 985'i diş çekimi, 41 bin 83 tanesi diş dolgusu, 25 bin 477 tanesi sabit protez, 5 bin 90 hareketli protez, 58 bin 589 adet diş temizliği, 3 bin 778 adet kanal tedavisi, 41 bin 366 dijital röntgen filmi ve 2
bin 773 hastanın ameliyatı gerçekleşti. Vatandaşlarımız dişleri ağrıdığı zaman ilk olarak hastaneye gelmeyip kendi imkanlarıyla ağrıyı durdurmaya çalışıyor.
Oysaki diş rahatsızlığından önce her 6 ayda bir tedavi için hastaneye gelinmesi gerekir. Dişler günde iki kez fırçalanırsa her türlü diş hastalığının önüne geçilmiş olur. Özellikle yemeklerden sonra mutlaka dişler fırçalanmalıdır. Aksi takdirde diş aralarında kalan yemek kırıntıları 24 saat içinde mikroba dönüşerek dişlerin çürümesine yol açar" dedi.
Vatandaşların yaz sıcaklıkları sebebiyle yedikleri dondurma ve soğuk asitli içeceklerden kaçınması gerektiğini belirten Dr. Hamza Koca, "Yaz aylarında içilen soğuk içecekler diş etlerinin ezilmesine sebep oluyor. Asitli içecekler ise dişlerin sararmasına ve çabucak çürümesine sebep olmaktadır. Sıcaklıklar nedeniyle soğuk içecekler yerine ılık içecekler içilmelidir. Sağlık güvencesi olmayan vatandaşımız neredeyse yok gibi. İsteyen istediği hastanede tedavi olabiliyor. Hastanemizde 55 uzman doktorumuz var.
Türkiye'de hiç bir ağız ve diş sağlığı merkezi ve diş hastanelerinde mevcut bulunmayan dijital röntgen, dijital sefalometrik görüntüleme, dijital panoramik görüntüleme ve dijital tomografik görüntüleme sistemleri hastanemizde hizmete sunulmuştur. Diş hastalarımız artık hastanemize güvenlik bir şekilde gelip tedavi olabilir" diye konuştu.
Etiketler: ağız ve diş sağlığı, ağrı, çürüme, diş eti, diş eti kanaması, diş hastalıkları, hastane, röntgen, sağlık, sağlık merkezi, soğuk, tomografi, yaz