önerileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
önerileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2008 Pazartesi

Sağlık önerileri

Sigara, tatlılar, börekler…bunlar hem cildinizi bozar hem de sağlığınızı. Teninizin tazeliğini koruması, moralinizin de iyi olması için size yararı dokunmayan bazı eski alışkanlıklarınızdan kurtulmanın zamanı geldi artık. Suyun içinde saatlerce banyoda kalıyorsunuz Banyonun içine suyu doldurup bir güzel dinlenip rahatladığınız bu anı dünyada hiçbir şeye değiştiremezsiniz değil mi? O zaman size sıcak bir banyonun cildi gevşettiğini, kan dolaşımını yavaşlattığını, selülit için uygun ortam yarattığını, kalbi zayıflattığını hatırlatmamız gerekiyor. Tabi böylece canlılığınızı etkilediğini de… Banyonun dinlendirici olduğu gerçektir ancak banyo fazla sıcak olmamalı ve içinde uzun süre kalmamalısınız. Isı en fazla 38 derece olmalı, banyoda kalma süreniz de 15 dakikayı geçmemelidir. Banyoya girmenin en uygun zamanı da gece yatağa yatmadan öncedir.

Banyodan çıkmadan önce, bacak ve ayaklarınızı soğuk su ile duş yapın. Duşun ne denli yararlı olduğunu anımsatmamıza gerek yok sanırız. İyice dirileştirici güçlendirici olması için, duş yapmaya ılık suyla ayaklarınızdan başlayıp yavaş yavaş bedeninizin yukarısına çıkın. Duşu belkemiğinizde, yukarıdan aşağı gezdirerek sırtınıza tutun. Ve eğer cesarateniz varsa duşunuzu soğuk su (en çok 30 saniye) ile bitirin.

Hiç sütyen kullanmıyorsunuz
Eğer göğüs çevreniz 80 cm’den az ise göğüs bakımınıza özen göstediğiniz sürece size bir diyeceğimiz yok. Ama göğüs çevreniz bunu aşıyorsa dikkat etmezseniz göğsünüz gerginliğini ve diriliğini yitirebilir.

Yaz günlerinde yüzerken ve güneşlenirken sütyen takmanız gerekmez. Ama sonra hemen takın. Özellikle de, spor yaparken. Göğüslerinizin çok nazik olduğunu unutmayın, bu yüzden onların güzelliğini korumaya özen gösterin ve göğsünüze, duş ile yuvarlak çizerek bol bol su püskürtün.

Saçlarınızı hergün yıkıyorsunuz
Saçlarınızı hergün yıkadığınız yetmiyormuş gibi daha temiz ve parlak olmaları için de bol bol şampuan kullanarak iki kez yıkımanız, iyice köpürtüp tüm enerjinizle sıkı sıkı oğuşturmanız kafa derinizdeki yağ bezlerini ayaklandırmaktan başka bir işe yaramaz. Yağ bezleninin çalışma bozukluğu sebore adlı deri hastalığına yol açabilir. Bu aşırı temizlik tutkunuzun sonucu ne mi oluyor? Birkaç gün sonra saçlarınız tekrar yağlanır, yine cansız bir görünüm alır ve sizin de yeni baştan başlamanız gerekecek.

Saçlarınızın parlaklık, canlılık kazanması, sağlıklı olması için onlara karşı yumuşak davranın. Onları yıkarken sadece birkaç damla şampuan kullanın. Saçlarınızı incitmemek için çocuk şampuanı kullanmaya kalkmayın, çünkü bebek şampuanı erişkin kişilerin saçını yıkamak için yeterli değildir. Saçınızı iki kez de yıkamayın. Bunun hiçbir yararı yoktur, nasıl olsa yakın zamanda tekrar yıkayacaksınız. Saçlarınızı en az üç-dört kez çalkalamayı unutmayın, onları iyice çalkalarsanız parlak ve yumuşak olmalarına yardımcı olursunuz.

Yüksek topuklar üzerinde duruyorsunuz
Ya da tam aksine düz ayakkabılar giyip bütün gün balerin gibi parmak uçlarınızın üzerinde mi yürüyorsunuz? Bu her iki aşırı uç aynı olumsuz etkileri doğurur; sırt ağrılarına yol açan ayak kamburu, diz ve butlar düzeyinde selülit oluşmasında etkili olur, kalın ayak bilekleri, ayak ağrıları ve deformasyona neden olur.

Artık herşeyden önce ayağınıza göre ayakkabı seçmenin zamanı geldi. Ayaklarınız sizi taşıyor, yürüyor, koşuyor, sıkıntıya giriyorlar. Onların sağlığına dikkat edin. En iyi topuk boyu 4 – 6 cm arasıdır. Evinize geldiğiniz zaman mümkün olduğu kadar uzun süre yalınayak yürüyün. Bu, ayak tabanınızı ve bileklerinizi güçlendirmeye iyi gelir. Ayak parmaklarınızı ve ayaklarınızı esnekleştirmek için bazı egzersizler yapmayı deneyin. Yorgunluğunuzu gidermek içinse içine tuz koyduğunuz çok sıcak suyun içine bacaklarınızı batırın. Bu şekilde birkaç dakika kaldıktan sonra bacaklanızı soğuk suya batırın. Sonra bacaklarınızı yukarı kaldırıp on beş dakika kadar uzanın. Tedavinizi bir masajla bitirirseniz kendinizi daha hafif hissedeceksiniz. Nasır ve sertlikleri önlemek için de ponza taşı kullanın. Tırnaklarınıza biçim verin ve güzel bir oje ile pedikürünüzü tamamlayın.

Çok sigara içiyorsunuz
Günde 10 tane sigara zaten fazlaya kaçıyor; hele bir iki paket içiyorsanız tehlike çanları çalmaya başlamış demektir. Sigaranızın teniniz ve solunum yollarınız için zararlı olduğunu, parmaklarınızı ve dişlerinizi sararttığını, cildinizi zehirlediği için erken yaşlandırdığını, ciddi hastalıklara neden olabileceğini zaten biliyorsunuz. O halde bu durumu daha fazla uzatmanın bir anlamı var mı?

Daha az sigara içmek için, sigaraya karşı açtığnız kampanyayı, gizlice kendi başınıza sürdürebilirsiniz. Nasıl mı? Eğer sigarayı bir anda bırakamıyorsanız günde içtiğiniz sigara sayısı üzerine kendi kendinize bahse girin. İçtiğiniz sigara sayısını, gitgide yavaş yavaş azaltın. Kendinizi başka şeyler yapmaya verin; örneğin spor gibi. Bir arkadaşınızı bir oyunda yenmeye karar verin ya da bol bol yüzün, koşun. Bu süre içinde zaten sigara içemeyeceksiniz; hatta zayıflayacaksınız ve kaslarınız güçlenecek

16 Şubat 2008 Cumartesi

Boyun Ağrıları

Boyun ağrıları bel ağrıları kadar sık görülmemekle birlikte, her yaş grubunda karşılaşılabilen, yaşam kalitesini düşürüp iş gücü kaybına neden olabilen önemli bir sorundur.

Boyun ağrısı nedenleri 3 temel grupta incelenebilir:
Kas iskelet sistemi kaynaklı mekanik nedenler
Boyun dışı bölgelerin hastalıklarının neden olduğu ağrının boyun bölgesinde hissedilmesi (yansıyan ağrı)
Boyun bölgesini tutan yangısal, enfeksiyöz ve tümöral hastalıklar.
Akut boyun ağrısının en sık nedenleri:
Boyun fıtığına bağlı ağrı atakları
Miyofasyal ağrı sendromu
Boyun bölgesindeki yumuşak dokuların zorlanması (Servikal strain)

Kronik boyun ağrısının en sık nedenleri:
Boyun kireçlenmesi
Sık görülen bazı iltihaplı romatizmal ağrılar (Ankilozan Spondilit, Romatoid artrit)

Fibromiyalji
Yanlış duruş, psikolojik stres, soğuğa maruz kalmak, yorgunluk gibi etkenler boyun bölgesinde ağrı nedenidir. Uzun süreli bilgisayar – daktilo kullananlar, sürekli tek noktaya odaklaştıkları için boyun kaslarının yeterince hareket etmemesi sonucu ağrı çekerler.
Özellikle stres boyun kaslarında kasılmaya neden olur ve boyun ağrısı ve gerilim baş ağrısı ortaya çıkar. Bu şekilde ortaya çıkan ağrılarda kas gevşeticilerin yanı sıra bölgeye yapılan enjeksiyonlar, gevşeme egzersizleri, fizik tedavi yapılması ve antidepresan ilaç verilmesi yoluna gidilir.

Boyun Fıtığı
Belde olduğu gibi boyunda da fıtık olabilir. Omurları birbirinden ayıran diskler yarı eklem sayılırlar. Disk ortasında jel kıvamında bir madde ve bunun çevreleyen yastıkçıklardan oluşur. Bu yastıkçıklardan daha dışta olanlar içtekilere göre serttirler. Yaşın ilerlemesi ve travmaya maruz kalma durumlarında bu yastıkçıklar yıpranmaya başlar. Dıştaki tabaka giderek incelir, ani yapılan ters bir hareket sonrasında yırtılır.
İçteki jel kıvamındaki madde bu yırtıklardan dışarı doğru kayarak, omurilikten çıkıp kolumuza giderek o bölgelere hareket emri veren veya o bölgelerin duyusunu algılamanızı sağlayan sinirimize baskı yapar. Böylece boyun-kol ağrısı ve o kolumuzda uyuşma, karıncalanma, bazen de güçsüzlük hissederiz.Böyle durumlarda ilaç tedavisinin yanı sıra öncelikle istirahat, daha sonra fizik tedavi, yetmediği durumda ise son zamanlarda gelişen tekniklerle bölgeye iğne (epidural steroid enjeksiyonu) veya kateter (epidural lizis) adı verilen ince sondalarla girilerek ilaç verilmesi, bu da olmadığı taktirde cerrahi girişim gerekebilir. Hasta düzenli olarak boyun egzersizlerini yaparak ve boyun koruma prensiplerine uyarak ağrının sık tekrarlamasını önleyebilir.

Boyun Kireçlenmesi
Servikal omurgayı meydana getiren yapıların (kemik, bağ, kas) yozlaşması sonucu ortaya çıkan ve buna bağlı sinir ve damarsal bozuklukları da içeren klinik bir tablodur. Nedenlerinin yaşlanma, mikro travmalar, makrotravmalar, duruş bozuklukları ve genetik faktörler olduğu düşünülmektedir. Boyun ağrısı, kola yayılan ağrı, baş ağrısı, boyunda tutukluk, kolda güçsüzlük - hissizlik - yanma - batma, ellerde zayıflık - beceri azalması - uyuşma - karıncalanma, kulak çınlaması, baş dönmesi ve bulanık görme gibi yakınmalara neden olabilir.
Boyun kireçlenmesine bağlı ağrının tedavisinde kullanılan yöntemler:
İstirahat
Boyun korsesi
İlaç tedavisi
Fizik tedavi
Egzersiz
Enjeksiyon yöntemleri
Eğitim

Servikal Strain
(Boyun bölgesindeki yumuşak dokuların zorlanması):
Travma ve duruş bozukluğu sonucu gelişen, boyunda tutukluk ve lokal ağrı ile karakterize bir tablodur. Masa başında çalışanlarda olduğu gibi boynu uzun süre aynı pozisyonda tutmak, yatarak televizyon seyretmek, uygun olmayan yastık ve yatakta yatmak gibi nedenler boyunda zorlanmaya yol açabilirler. Kaslarda kasılma gelişeceğinden boyundaki normal olan eğrilik azalır, boyun hareketleri ağrılı ve kısıtlı olur. Boyna yönelik radyolojik tetkiklerin sonucu genellikle normaldir.Tedavi; ilaç, fizik tedavi ve egzersiz yöntemleri ile mümkündür.