cinsellikten soğumak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cinsellikten soğumak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2008 Pazar

Cinsellikten Soğudunuz mu?

Bunun için sekse renk katacak, cazip kılacak yöntemler uygulamalısınız…

Her defasında eşinizi bahaneler bularak uyutmaya çalışıyorsunuz. Çiftler arasında yaşanan bu sorun cinsel soğukluk olarak adlandırılıyor. Sorun çok önemli çözülemeyecek bir problem değil. Nedenleri kesin olarak bulunduğunda, çözümü çiftlere kalıyor.
Çalışma hayatının etkisi
Çalışan bir kadınsınız ve iş ortamınızda oldukça gergin saatler yaşıyorsunuz. Eve geldiğinizde doğal olarak iş yaşamında yaşadıklarınız özel hayatınıza yansıyor. Bu nedenle seks yapmaktan vazgeçmiş olabilirsiniz. Ya da çalışmıyorsunuz, çocuklarınız var ve bütün gün evle uğraşıyorsunuz, bu monotonluk da sizin seksten soğumanıza neden olabilir. İlk önce beyninizde sizi meşgul eden kötü düşünceleri bir kenara atın, kendinizi sevdiğiniz erkeğin kollarına bırakın.

Aynı şeyleri yapmayın
Belki de partnerinizle birlikte aynı pozisyonda aynı şeyleri yapmaktan bıktınız. O zaman ilişkinize heyecanlar katın, eşinizi de buna ortak edin. Küçük oyunlar oynayın, fantezilerinizi gerçekleştirin. Bu, ilişkinize renk getirecek, cinsel isteği karşılıklı olarak artıracaktır. Böylece seks daha eğlenceli bir hal alacaktır.

Adet dönemlerinde
Özellikle kadınlar adet dönemleri yaklaştıkça sinirli, asabi olurlar. Bazı günlerde hormonların etkisiyle seks istemeyebilirler. Bu doğaldır ve bunu aşmanız için spor yapmak en önemli etkendir. Bu dönemde kendinizi sekse beyin olarak hazırlayabilirsiniz. Örneğin; neler yapacağınızın hayalini kurarak, partnerinizi düşünür ve rahatlarsınız.

Doğum kontrol hapları
Doğum kontrol haplarının hormonlar üzerinde yaptığı değişiklikler nedeniyle olumsuz etkilenebilirsiniz. Bu haplar vajinanın kuruluğunu artırır ve cinsel isteksizlik ortaya çıkar. Bu nedenle doktor kontrolünde kendinize uygun bir hap kullanmalısınız.

Kaynak: Güneş

Tutuklularda Cinsellik

Toplum yasa ve kurallarıyla çelişen davranışlarda bulunanlar “cezaevleri” ne kapatılıp hürriyetlerin kısıtlanması şeklinde cezalandırılmaktadır. Kişinin cezaevine kapatılmasına yol açan nedenler çok çeşitli olduğu halde aynı şekilde ve bir arada cezalandırılmaları çağdaş hukuk ve psikoloji uzmanlarınca eleştirilen ve örneğin, her türlü hastalığa -değişik dozlarda olsa bile- aynı ilacın verilmesi kadar olumsuz ve anlamsız olarak nitelendirilmektedir. Modern hukuk anlayışı cezaevine kapatılma olayını ”topluma örnek olun­masını” değil de “kapatılan kişinin ıslah edilmesi” amacına yönelmiş bir davranış saydığından eski çağlardan kalmış olan cezaevleri kurumlarının bu amaca hangi oranda hizmet edebildikleri sorusu artık yer yer ele alınmakta ve çeşitli deneyler yapılarak “kapatılan kişinin ıslah edile­bilmesini” sağlayan en olumlu yolun ne olduğu araştırılmaktadır. Bu konudaki araştırma ve deneyler ekonomik bakım­dan en kalkınmış toplumlarda bile yavaş ilerlemekte olumlu ıslah kurumları hâlâ yaygınlaşmamış bulunmaktadır. Gerek yeryüzünde gerekse özel olarak toplu­mumuzda bu konunun üstünde durulma oranı diğer sorunlar arasında henüz yetersiz bir bölüm kapsamaktadır. Her konuda olduğu gibi, bu sorunu ele alanlar çoğaldıkça, konu kamuoyuna mal edildikçe üzerine eğilme yoğunlaşacak ve olumlu formüllerin bulunması şansı çoğalacaktır.