aşamaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşamaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2008 Pazartesi

Gebelik arası süre ne kadar olmalı, hamilelik..

Emzİren Anneleri Destekleme ve Aile Sağlığını Koruma Derneği tarafından Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nde düzenlenen ‘Gebelik ve Emzirme Döneminde Anne ve çocuk Beslenmesi’ konulu panelde, çocuğun bir aile ortamında yetiştiğini, çocuğun yetişmesinde en önemli etkenin anne olduğu belirtildi.
Annenin, ailenin merkezini oluşturduğunu ve annenin anlayışlı, mutlu ve sağlıklı olması durumunda bebeğin düzenli büyüyeceğini ifade edilirken, düzenli beslenme olmadan anne ve çocuk sağlığının korunmasının mümkün olmayacağı kaydedildi.

3 YILLIK ARA OLMALI
Anne sağlının, gebelik ve emzirme döneminde sosyolojik, ekolojik ve kültürel faktörlerden etkileneceği vurgulanarak, şöyle denildi: ‘Ayrıca gebelik sayısı, doğum aralığı, olgunluk düzeyi, sigara, alkol ve ilaç gibi biyolojik faktörler de anne sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir.
Anne ve çocuk sağlının korunabilmesi için gebeliklerde en az 3 yıllık ara olması gerekir. Anne, gebelik döneminde bebeğe zarar verecek toksik maddelerden uzak durmalı ve bulaşabilecek bölgelerde çalışmamalıdır.’

BESLENME ÇOK ÖNEMLi
Bunların yanı sıra annenin emzirme döneminde de sağlığı bozucu etkenleri olabildiğince azaltması gerektiği belirtildi: ‘Özellikle beslenme çok önemlidir. Yemekle birlikte çok çay içilmesi, kan yapıcı maddelerin etkisiz hale getirerek vücuttan dışarı atılmasına yol açar.
Bunun sonucu olarak da kansızlık ve sağlık bozukluğu ortaya çıkar. Ayrıca yemeklerin pişirilmesi, ek besin alınması ve annenin her konuda bilgilendirilmesi de anne ve bebek sağlığı açısından oldukça önemlidir.’
Gebelik ve emzirme döneminde sayılan olumsuz tüm etkenlerin başta anne olmak üzere bebeğin düzenli gelişimini tersine çevireceğine dikkat çekilerek, ‘Sonuçta anne ölümleri, yaşam süresinin kısalması, emzirme verimliliğinin düşmesi, sakat ya da ölü doğum gibi olumsuzluklar ortaya çıkar’ denildi.

Hamilelik döneminde astım ve alerji, önlemler..

Hamilelik döneminde en sık karşılaşılan akciğer hastalığının astım ve alerjik sorunlar olduğu belirtiliyor. Araştırma sonuçlarına göre hamilelerin, yaklaşık üçte birinde astım ve alerjiyle ilgili problemler artış gösteriyor, üçte birinde değişmiyor, üçte birinde ise iyileşiyor. Bu nedenle anne ve çocuk sağlığı açısından hamile kalmadan önce yaptırılacak testler büyük önem taşıyor. Acıbadem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm Başkanı Prof. Dr. Umur Çolgar, astım ve alerjik problemi olan kadınların hamilelik öncesinde gerekli alerji testlerinin yapılmasının şart olduğunu söylüyor: ‘Böylece hastanın duyarlı olduğu alerjenlere karşı duyarsızlaşma yapılarak hamilelik sırasında oluşabilecek krizlere karşı önlem alınabilir. Bu işlem hamilelik sırasında da yapılabilir. Ancak aşırı bir reaksiyon oluştuğu taktirde bu bebeğe de zarar verebilir. O nedenle hamilelik öncesinde yapılmasında ve bununla ilgili kayıtların iyi tutulmasında fayda vardır.’

Hamilelik döneminde ilaç kullanımı
Hamilelik döneminde güvenilirliği kanıtlanmamış hiçbir ilacın kullanılması önerilmiyor. Hamilelik döneminde astım ve alerji açısından en sık beta-mimetik ve steroidlerin aerosol formlarının kullanıldığını belirten Prof. Dr. Umur Çolgar, ‘Beta mimetikler anne kalbinin düzensiz çalışmasına neden olabilir. Steroidler annede oral pamukçuk yapabilir. Her iki grup ilacın da bebek üzerinde belirgin bir anomaliye yol açtığı gösterilememiştir. Steroidlerin hayvan deneylerinde fetusta yarık damağa yol açabileceği saptanmış. Ancak insan fetuslarında ise bir sorun oluşturmaz. Hamilelikte kullanılacak diğer astım ilaçları antikolinerjikler ve tefilindir’ diye ekliyor.

Alınabilecek önlemler
Pek çok hastalığın nedenleri arasında olduğu bilinen sigara içilmesi, genetik bir özellik olmadığı için anne karnındaki bebeğin alerji hastası olmasına yol açmıyor. Ancak, anne adaylarının gebelik döneminde yoğun sigara içmeleri düşük riskini artırıyor. Hamile kadınların hem kendileri hem de doğacak çocukları için alabileceği birçok önlem bulunuyor. Evde özellikle çocukların odasında toz ve küf bulunmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Umur Çolgar, önlemleri şöyle sıralıyor: ‘Kürklü hayvan, hava da oluşturacağı parazitler de alerjik etki yapabilir. Halı, yün ve deri giysiler ve klima alerjiye ortam hazırlayabilir. Ayrıca, solunumu olumsuz etkilediği için, evde sigara içilmemeli ve virüs hastalıklarına karşı önlem alınmalıdır.’ diyor.

kadınlarda en uygun doğum yaşı.

Erken yaşta doğum, bebek ve anne sağlığını tehlikeye atıyor. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Kadanalı henüz vücut gelişimi sağlamadan hamile kalan kadınların birçok fiziksel ve gebelik problemi ile karşılaştığını belirtiyor. Erken yaşta hamile kalan kadınların doğum kanallarının gelişmediği için dar olduğunu ve doğumlarının sezaryenle yapılabildiğini belirten Kadanalı, ”Erken yaştaki doğumlarda anne ve bebek ölüm oranları daha yüksek.
Ayrıca doğum sonrası henüz çocuk yaşta olan anne çocuğuna yeterince bakamadığı için birçok problemle karşılaşılıyor’ diyor.

BEBEĞE BAKAMIYOR
Bebeğini emziremeyen, ateşinin çıktığını anlamayan küçük anneler, sağlıklı bebek de yetiştiremiyor. Erken doğum en fazla Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri’nde görülüyor. Kadınlar için en uygun doğum yaşının ise 20-35 arası olduğu belirtiliyor.

Pasif içicilik üremeyi etkiliyor
Sİgara içmedikleri halde, pasif içicilerin de ağır risk altında bulunduklarına dikkat çeken Prof. Dr. Yıldız Pekşen, ‘Çeşitli araştırmalar, pasif içiciliğin kısırlığa neden olduğu gibi hamilelik döneminde bebeğin gelişmesini olumsuz etkilediğini gösteriyor’ diyor. Bristol Üniversitesi’nde 8 bin 500 çift üzerinde yapılan bir araştırma iş yerinde sigara dumanına maruz kalan kadınlarda yumurtlamanın yüzde 14 oranında azaldığını ortaya koymuş. Prof. Dr. Pekşen, ‘Günde 20′den fazla sigara içen erkeklerin eşlerinde ise bu oran yüzde 34′lere ulaşıyor. Bu nedenle çocuk sahibi olmak isteyen çiftler sigara içiyorlarsa kesinlikle sigarayı bırakmalıdır’ şeklinde konuşuyor.
Gunes